JPG, PNG, TIFF ve Diğer Renkli Meseleler

Eskiden cep telefonunun olmadığını bile hayal edemezken Facebook, Flicker ve diğer sitelerin olmadığı zamanları da düşünmek hayli zor. Sürekli fotoğraf paylaşıp duruyoruz, "like"lar ile besleniyoruz ve doğrusu artık kendi sitelerimize trafiği sosyal siteler üzerinden çekebiliyoruz. Bu sebeple bugünkü konu renk profilleri, fotoğraf formatları üzerine olacak zira bu konular özellikle cep telefonu dışında fotoğraf çeken kişileri etkileyen mevzular.  Bu konularda derya deniz yazıyı yabancı sitelerde bulabilirsiniz o yüzden benim yazım onlara ek bir şey sunmayacak, tek avantajı Türkçe olması. 

İlk konumuz renk profilleri. Tam olarak nerede fark ettim hatırlamıyorum ama sanırım kendi web sitemdi (o zamanlar kişisel web sitem www.35milimetre.com'u direkt HTML yazarak oluşturuyordum) yüklediğim fotoğrafları Internet tarayıcımda görüntülediğimde renkler soluk ve garip çıkıyordu. Olayı çözmek için bayağı zaman harcadım, sorun Photoshop dışında hiçbir programın sRGB dışında renk gamutunu gösterememesiydi. Yani ben Photoshop'da jpg dosyalarını Adobe RGB gibi daha fazla renk içeren bir gamutta işleyip kaydediyordum ama tarayıcılar bunu gösteremediğinden abuk subuk renkler ile gösteriyorlardı. Bu arada yakın zamana kadar (bir kaç yıl öncesine kadar) monitörlerde Eizo gibi bir veya iki marka hariç sRGB'nin üstünde ki renkleri gösteremediğini de bu vesile ile öğrenmiş oldum. Yani Adobe RGB'de çalışıyordum ama asıl renkleri de göremiyordum. O zaman için sRGB'de çalışmaya başladım ama iyi monitör aldığımda bu sefer ProPhoto RGB'de kareleri işleyip web'e yükleyeceğim zaman sRGB'ye çevirme metoduna geçtim.  Özetlemek gerekirse şekilde de görüldüğü üzere renk gamutu olarak en kapsamlısı ProPhoto RGB, onun altında Adobe RGB var ve en altta da sRGB var. Internet tarayıcıları sadece sRGB'yi gösteriyor, bir ek bilgi iPhone 6'ya kadar akıllı telefonlar sRGB'yi dahi gösteremiyorlarmış. ProPhoto RGB'yi gösteren ekran ise henüz yok. Peki ben niye ProPhoto'da çalışıp sadece web ortamına yükleyeceğim (Flickr, 500px, Facebook kendi sitelerimiz DiapolisImages.com) fotoğrafları sRGB'ye çevirme ile uğraşıyorum? Bir gün buna uygun cihazlar çıktığında bugün üstünde çalıştığım fotoğraflar soluk gözükmesin diye. Bir yıl önce 4K video çıktığında ütopikti. Sonra ard arda 4K çeken cihazlar çıktı, bunları nerede seyredeceğiz derken son derece pahalı monitör ve TV'ler çıktı. 4-5 sene sonra bu cihazların ve monitörlerin fiyatları bugün standart cihazların fiyatına inmiş olur. Bu öngörü ile de hala ProPhoto RGB'yi kullanıyorum. 

 sRGB renk gamutunda kaydedilmiş JPG dosyası

sRGB renk gamutunda kaydedilmiş JPG dosyası

 ProPhoto RGB renk gamutunda kaydedilmş JPG dosyası

ProPhoto RGB renk gamutunda kaydedilmş JPG dosyası

Bir sonraki konu ise hangi formatta kaydettiğim. Fotoğrafın aslını 16bit ve ProPhoto RGB'de PSD veya TIFF olarak saklıyorum. Hatta bu yazıyı hazırlarken bu konuda bir test yapmaya karar verdim. PSD olarak işlediğim bir fotoğrafı ilk olarak uzun kenarı 1024 pixel'e küçülttüm. Fotoğrafın boyutu 4,03MB. Aynı fotoğrafı 8 bit yapınca boyutu yarıya düşüyor. 8 bit ile 16bit'i üst üste yerleştirip üst "layer"ı difference yapınca simsiyah bir ekran ile karşılaşıyorsunuz. Yani monitörde 16bit ve 8bit arasında ciddi bir kayıp olmasına rağmen fark yok gibi duruyor. 

 TIFF ile %50 kalitede JPG arasındaki fark. Fark o kadar azki tarayıcınızda simsiyah bir ekran görebilirsiniz.

TIFF ile %50 kalitede JPG arasındaki fark. Fark o kadar azki tarayıcınızda simsiyah bir ekran görebilirsiniz.

Bir sonraki aşamada ProPhoto RGB'de SRGB'ye çevirip. JPG olarak kaydettim. Fotoğrafın boyu 738KB'a düştü. Sonuç yine simsiyah bir ekran. Yani ekranda PSD'den JPG'e hem renk gamutu hemde bit derinliği olarak ciddi düşüş olmasına rağmen hiçbir renk farkı gözükmüyor. Durumu biraz abartım medium seviyede kaydedince bu sefer monitörde artık fark edilebilir düzeyde değişim gerçekleşti. Bu arada dosya boyutu ise 143KB'e kadar düşmüş oldu. Fotoğraflarınızı sadece Internet ortamında gösterecekseniz jpg'de %70 kalite fazlası ile yeterli gözüküyor.

Son zamanlarda popüler olmaya başlayan başka bir formatta PNG. PNG'de JPG'de olduğu gibi bir sıkıştırma yapılmıyor. Bu sebeple boyutlar daha fazla kalıyor. JPG formatında 738KB olan fotoğraflar PNG'de 1,31MB. JPG'e göre büyük ama PSD veya TIFF'e göre küçük. Ayrıca PSD ve TIFF fotoğrafları tarayıcılar görüntüleyemezken PNG formatını tarayıcılar görüntüleyebiliyor. PNG'nin bir diğer avantajı da saydamlığı (transperancy) gösterebilmesi.

Bu arada benim yaptığım testlerde fark çıkmaması sizin yapacağınız testlerde çıkmayacak anlamına gelmez. Benim kullandığım fotoğraftaki renkler sRGB dışına hiç taşmamış olabilir.

Son olarak yeni geliştirilen codecler var. Bu Codecler JPG formatından daha iyi görüntü verip daha düşük dosya boyutunda kalabiliyorlar. PNG kalitesinde ama JPG'nin yarı boyutunda gibi. BPG (Better Portal Graphics) bunlardan biri. Bu yeni formatların vaatleri çok ama geçmeleri gereken en önemli nokta PNG'nin yaptığı gibi tarayıcılar tarafından desteklenir hale gelmeleri. Bunun üstüne Photoshop'ın "Save as" komutunun altında desteklenen formatlardan biri haline gelmeleri.

Şimdi gelelim son konumuza sosyal medyaya yüklediğimiz fotoğrafların renkleri ve diğer detayları niye bozuluyor? Bunun asıl sebebi "halk" . Yani fotoğrafla alakası olmayıp sosyal medyaya fotoğraf yükleyen kitle. Mesela facebook'a günde 100 milyon fotoğraf yükleniyormuş. Bunun büyük bir yüzdesi de cep telefonu veya fotoğraf makinesinden çektiği fotoğraf aynen yükleyen kitle. Artık bir cep telefonu dahi 10Mpx seviyelerinde fotoğraflar çektiğinden ve aynen de atıldığından Facebook'un da bir sabit disk fabrikası olmadığından gelen çoğunluğa göre fotoğrafları anında küçültüyor. Çoğunluk (%99) için yüklediği fotoğraf görsel olarak orada olduğundan bunun keskinliği gitmiş ya da renkler de kayma var gibi detaylar fark edilmediğinden mutlu mesut hayatlarına devam ediyorlar. Ama biz fotoğrafçılar mutsuz oluyoruz çünkü yüklediğimiz fotoğraf ekranda öyle gözükmüyor. Bunu atlatmanın tek yolu Facebook'un sistemlerine yüklediğimiz fotoğrafın Facebook tarafından daha küçültülmeye değer görülmemesine bağlı. Tüm sosyal medyada bu kural geçerli. Aşağıdaki tabloda küçültülmeden (sıkıştırma yapılmadan) kabul edilebilir azami boyutları görüyorsunuz. Bu boyutlar pixel ve jpg olarak kaydetmeniz durumunda geçerli boyutlar. 

Ama derseniz ki ben olabilecek en yüksek renk ve detayda kaydetmek istiyorum, bu konuda Fstoppers blogunda detaylı bir yazı çıktı. Bu blogda tavsiye edilen metod hayli karışık. Bir özet vermem gerekirse öncelikle dikey ve yatay fotoğraflar için farklı metodlar önermişler. Dikey için 900x600 boyutunda, PNG24 formatında kaydetmenizi, renk gamutu olarak sRGB Internet standardı seçmenizi önerirken, yatay fotoğraflarda ise uzun kenarı 2048px'e düşürmenizi, JPG formatında %70 kalitede, sRGB Internet standart gamutunda kaydetmenizi öneriyor. Detaylı tarif İngilizce olarak ilgili sayfada mevcut.

Yorum, öneri ve eleştirilerinizi her zamanki gibi aşağıdaki yorumlar kısmına yapabilirsiniz.